Türkiye’de can kaybı 1006’ya yükseldi

0
3226

Sağlık Bakanı Koca, Koronavirüs Bilim Kurulu toplantısının ardından yaptığı açıklamada, “Son 24 saatte vaka sayısı 4 bin 747, vefat sayısı 98 oldu, toplam vefat sayısı 1006’e ulaştı.” dedi. Bugün iyileşen hasta sayısı ise 281 olduğunu ifade eden Sağlık Bakanı Koca, “Türkiye’de vaka sayısına göre ölüm oranı yüzde 2,15’tir. Nüfusu 10 milyonu aşan ülkeler arasında 12. sıradayız.” diye konuştu. Hastaneler hakkında da açıklama yapan Koca, “Şu anda yoğun bakım oranı %59.5. Normal yatakların doluluk oranı %50.2. Türkiye’deki oran ise %36. 3” ifadelerini kullandı…

Bilim Kurulu toplantısı sonrası kameraların karşısına geçen Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıklama yaptı. Bakan Koca yaptığı “Son 24 saatte vaka sayısı 4 bin 747, vefat sayısı 98 oldu, toplam vefat sayısı 1006’e ulaştı. Bugüne dek 2 bin 423 hastamız iyileşip taburcu edildi.” diye konuştu.

Koca konuşmasında şu ifadeleri kullandı: “Türkiye olarak, erkenden kullanmaya başladığımız ilaçların faydasından her geçen gün daha fazla emin olduğumuzu söyleyebilirim.” ifadelerini kullandı. Koca, “Hastaneye, yoğun bakıma yatış ve entübe edilen hasta sayısının stabil döneme girdiğini, artış hızının azaldığını söyleyebiliriz.”

Hastane doluluk oranlarıyla ilgili bilgileri paylaşan Bakan Koca, “Yoğun bakım sürecimiz, diğer ülkelere göre özellikle son haftalarda giderek düşmeye başladı.” şeklinde konuştu.

Koca İstanbul’da yoğun bakım ve yatak doluluğu hakkında bilgileri aktardı:

“İstanbul’da şu anda yoğun bakım yatak doluluk oranı yüzde 59,5. Normal yatak doluluk oranı da yüzde 50,2. Şu an bir sorun yok.”

Sağlık Bakanı Koca, Türkiye genelindeki hastanelerde yatak doluluk oranının yüzde 36,9 olduğunu ifade etti.

Koca, “İstanbul gibi bir yerde haftalık zaman diliminde, 2-3 kat artışlar beklersiniz. Bu artışları görmemiş olmamız, son derece önemli” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının bitiminde gazetecilerin sorularına yanıt veren Koca’nın açıklamalarından satır başları şöyle: 

“YOĞUN BAKIM KAPASİTESİNDE AVRUPA’NIN EN AVANTAJLI ÜLKESİYİZ”

Aziz milletim, bizi televizyondan izleyen kıymektli büyüklerimiz, hanımefendiler, beyefendiler, genç arkadaşlarım, saygıdeğer medya mensupları. Sizden öncelikle şunu istirham ediyorum. Sözlerimi özellikle şahsınız için söylediklerimi kabul edin.

Mukaddes Hanım teyze beni lütfen karşılıklı konuşuyormuş gibi dinleyin, genç arkadaşım Can, Ali Bey bir aile büyüğü olarak sözlerimi iyi takip edin.

“SAĞLIK ORDUMUZ SİZLER İÇİN GECELİ GÜNDÜZLÜ GÖREVİNİN BAŞINDA”

Bütün ülkemin dikkati şahıs şahıs bu sözler de olsun istiyorum. Türkiye Cumhuriyeti devletinin şu an itibarıyla 1 milyon 61 bin 635’dir.  Bunun 165 bin 363’ü doktor, 204 bin 969’u hemşiredir. Bu sizler için gece gündüz görev başında olan sağlık ordusudur. Bu orduya güvenin. Türkiye Cumhuriyeti devleti uzun yıllardır sağlığı öncelikli hizmet alanı olarak görmüştür. Yoğun bakım kapasitesinde Avrupa’nın en avantajlı ülkesiyiz. Ülkemizin sağlık altyapısına güvenin.

“ONLARIN CESARET DOLU ÇABALARIYLA 2 BİN 423 HASTAMIZ İYİLEŞMİŞTİR”

Türkiye salgınla mücadelede en baştan beri hiçbir kafa karışıklığı yaşamamıştır. 31 Aralık 2019’dan itibaren bu tehdidi sözün bilime ve bilim insanlarına bırakılacağı sağlık sorunu olarak ele almıştır. Hekimlerimiz, hemşirelerimiz ve sağlık çalışanlarımız uzun, fedakârlık isteyen nöbetler tutuyor. Onların cesaret dolu çabalarıyla 2 bin 423 hastamız iyileşip taburcu edildi. Sağlık ordumuzun hastalığı yenme konusunda kararlılığına güvenin.Tehditkâr bulaşıcı hastalıktır. Size güven vaadeden herşey tedbirler ölçüsünde etkili olabilir. Koronavirüs aradığı temas ortamını bulursa  size kolayca bulaşacaktır. Sadece iki kişi bir araya gelmiş olsanız bile araya sosyal mesafeyi koymazsanız virüs size bulaşabilir.

“GENÇ ARKADAŞLARIM ‘BANA BİR ŞEY OLMAZ’ DİYE DÜŞÜNMEMELİDİRLER”

Dışarıda virüsü kimin taşıdığını, kimin taşımadığını bilmeniz mümkün değil. Virüsü herhangi bir taşıyor olabilir diye düşünmelisiniz. Virüs hareketli ortamlarda bulunuyor. Bana bir şey olmaz düşüncesine kapılmayın. Genç arkadaşlardan isteğim şudur. Virüsü yenemeyecek kişilere virüs bulaştırma ihtimaliniz olduğunu unutmayın. Hareketli günlere mola verin ve bu molada kararlı olun. Mücadelede siz hangi tarafta yer alırsanız şans o tarafta yer alacak. Virüse karşı bir şey olmaz düşüncesi yanlıştır. Virüs bu güveni ilk fırsatta boşa çıkaracaktır.

“NORMAL ŞARTLARDA YAŞAMLARINI SÜRDÜRECEK İNSANLARI KAYBEDERİZ”

O kendine çok dikkat eden biridir, virüs ona bulaşmış olamaz, ziyaretinde sakınca yok demeyin. Virüsün dünyada pekçok lidere bıraktığını, tedbirsiz anların tehlike anları olduğunu aklınızda tutun. Virüs her insana bulaşabilir. Bize ayrıcalık tanıyacak tek şey tedbirdir. Küçükcük bile olsa riske karşı kendinize güvenmeyin. Tekrar ediyorum, bir şey olmaz düşüncesi tehlikelidir. Bu mücadelede duruma daha da ciddiyetle yaklaşmak yerine bir gevşeklik gösterirsek başarı çok zaman alır. Normal şartlarda yaşamlarını sürdürecek insanları kaybederiz.

“HASTALIĞI KONTROL ALTINA ALDIĞIMIZDA ÖZLEDİĞİMİZ GÜNEŞ DOĞACAK”

Sayıları nerelere varabileceği tüm dünyada gözler önündeyken, bunu tarihi sorumluluk olarak görmemek mümkün mü? Hepimiz koronavirüs gerçeğiyle tam olarak yüzleşmek zorundayız. Bütün iller, ilçeler, köyler. Hepimiz bu mücadelenin kurallarına ne kadar hızlı ve net adapte olursak o kadar sonuç alırız. Kuralları tavizsiz uygularsak hastalığın aramızdan yeni kişilere bulaşmış olmasını önlemiş olacağız. Hastalığı kontrol altına aldığımız andan itibaren özlediğimiz hayatın güneşi doğmaya başlayacak. Bu sözler bu taleper sadece bana ait değil sahada büyük mücadele veren sağlık personelimizin de talepleridir. Salgınla mücadele eden sağlık ordumuz tedavi ettikleri hastaların çok basit ihmalden dolayı hasta olduklarını bilen kişilerdir. Onarın sizler için en büyük dileği hastalarından biri olmamanız.

“ŞİMDİYE KADAR OLAN YASALAR HER SEFERİNDE CAYDIRILIKTAN UZAK KALDI”

Güneşin, sokakların çekiciliğine biraz daha direnmek zorundayız. Biz çok daha büyük bir baharı bekliyoruz. Onu geciktirmeyelim, sabırlı olalım, büyük bahara daha var, evde kalalım. Aziz milletimin vekillerine seslenmek istiyorum. Sağlık camiası olarak uzun yıllardır sürüp gelen sorumluluğumuz var. Kamuoyu vicdanı hiçbir sefer bu sorunu sineye çekmedi. Hekimlerimizin, personelimizin uğradığı şiddet defalarca haber konusu oldu. Yasalar her seferinde caydırıcılıktan uzak kaldı.

“CEZALARIN CAYDIRICI OLMASI SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN DA TALEBİDİR”

Yüce Meclisimiz sağlıkta şiddetin önlenmesiyle ilgili yasa teklifi adını atmış durumda. Bu suçların ancak caydırıcı cezalarla önleyeceği açıktır. Cezaların caydırıcı sertlikte olması baştan beri sayın Cumhurbaşkanımızın da talebidir.
Sağlık çalışanlarımızın önemli kısmının salgınla mücadele ettiği bu günlerde yeni bir şiddet olayı toplum vicdanında bağışlanması mümkün olmayan bir olaydır. Meclisimiz şartların en hassas anında girişimde bulunmuştur. Değerli  vekillerimiz sizlerden istirhamımız bu yasa tasarısına her vekilin evet oyuyla bir an önce yasalaşmasıdır. Meclisimizden personelimiz için bir kalkan istiyoruz. Meclis yasayı oybirliği ile çıkarırsa sağlık camiası olarak Meclisimizi yürekten alkışlayacağız. Korona günlerinin Meclisimizi asla unutmayacağız.

HABERTURK.COM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.