Marmara Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi öğretim üyeleri, yapay zekanın klinik uygulamalardaki rolünü değerlendirdi.
Gülüş Tasarımı Artık Dijital Ortamda
Protetik Diş Tedavisi Anabilim Dalı'ndan Doç. Dr. Erkut Kahramanoğlu, gülüş tasarımında yapay zeka destekli programların kullanıldığını belirtti. Kahramanoğlu, "Hastanın fotoğrafları ve dijital ölçüleri üzerinden, yüz hatlarına en uygun diş tasarımını yapay zeka ile gerçekleştirebiliyoruz. Bu yöntem, geleneksel ölçü alma yöntemlerine göre hasta konforunu artırıyor, bulantı refleksini ortadan kaldırıyor ve süreci hızlandırıyor" açıklamasını yaptı.
Teşhis ve Tedavi Planlamasında İleri Teknoloji
Periyodontoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Leyla Kuru, yapay zekanın özellikle diş eti hastalıklarının teşhisi ve tedavi stratejisinin belirlenmesinde önemli bir araç olduğunu vurguladı. Kuru, "Yapay zeka, iltihabın şiddetini, diş eti çekilmesinin boyutunu ve hangi tedavi yöntemlerinin daha etkili olacağını değerlendirmede kullanılıyor. Gelecekte, diyabet gibi sistemik hastalıklarla diş eti sorunları arasındaki ilişkinin yönetiminde de bu teknolojiden faydalanacağız" ifadelerini kullandı.
Çocuk Diş Hekimliğinde Öngörü ve Konfor
Çocuk Diş Hekimliği Anabilim Dalı'ndan Prof. Dr. Sertaç Peker ise yapay zekanın çocuk hastalar için sağladığı avantajlara dikkat çekti. Peker, "Yapay zeka, çocukların geçmiş tedavi deneyimleri, çürük risk analizleri ve ağız hijyeni alışkanlıkları üzerinden kişiselleştirilmiş koruyucu programlar oluşturmamıza olanak tanıyor. Ayrıca ortodontik tedavilerde olası sorunları önceden tahmin ederek daha etkin planlama yapabiliyoruz" dedi.
Uzmanlar, yapay zeka destekli sistemlerin, tedavilerin süresini kısalttığı, hatayı azalttığı ve öngörülebilirliği artırarak diş hekimliği hizmetlerinin kalitesini yükselttiği konusunda hemfikir.









